








Toplumsal muhalefet çok önemlidir.
Yapıcı muhalefet hizmetlerin sağlıklı akışına zemin hazırlar. İnsanları BEN merkezli davranmaktan uzak tutar.
Çayırova Gazetesi, Kocaeli Valisi Ercan Topaca’nın da dediği gibi Kocaeli’nin en genç ilçesi yani en delikanlı yerleşim bölgesinde bu ilçenin sağlıklı gelişmesi ve büyümesi için çaba harcıyor.
Okurları ile bütünleşen bu gazeteyi Çayırova halkı gerçekten çok sevdi ve benimsedi.
Ancak;
Çayırova Gazetesi’ni bir türlü hazmedemeyen, her fırsatta karalamaya ve toplum önünde küçük düşürmeye çalışanlar hiçbir zaman bu huylarından vazgeçmedi.
Bunlar kimler?
Siyasi rant peşinde koşanlar.
Paranın kölesi olmuş, bu noktada her şeyi mubah sayan örümcek beyinliler.
Tetikçiler.
Durumdan vazife çıkartıp yalakalıkta sınır tanımayanlar.
Mevlana hazretlerin bir sözü var;
“Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol” der.
Ama yukarıda saydığım vasıflara haiz olanlar ne oldukları gibi görünürler nede göründükleri gibi olurlar.
Onlar nokta kadar menfaatleri için hayatları boyunca virgül gibi iki büklüm kalmayı tercih ederler.
Sonra öyle her dakika sakız gibi ağza alınmayacak, yeri geldiği gibi uğrunda can verilecek ŞEREF, HAYSİYET, ONUR gibi kavramların arkasına sığınıp günü kurtarmaya çalışırlar.
Namussuza namussuz, hırsıza hırsız, ahlaksıza ahlaksız demenin suç olduğu bir dönemde bunları Allah’a (C.C) havale etmekten başka yapacak bir şey yok.
Bizim fikrimiz ne ise zikrimiz de odur.
Söylemlerimizi hiçbir zaman çıkar odaklı bir zemin üzerinden seslendirmedik.
Bunun için Çayırova halkı bizi çok sevdi.
Bu nedenle toplumsal muhalefet bu gazeteyi çok sevdi ve bizim saflarımızda yer almayı tercih etti.
Elbette bu toplumsal muhalefetin içerisinde siyasi partiler de var.
O siyasi partilerin yöneticileri Çayırova noktasında kendisini mutlaka sorgulamalıdır.
Yani;
Yapılan çalışmalar yeterli midir?
Doğru çalışmalara destek, yanlışlara engel olmak gerekmez mi?
Elbette Saadet Partisi ve CHP’yi kısmen de olsa bu eleştiriden uzak tutmak gerekir.
Onlar toplumsal muhalefeti siyasi bir ranta çevirmeden Çayırova halkına hizmet odaklı sürdürmeye çalışıyorlar.
Ama nereye kadar?
Siyasi güç’ü silah gibi kullanan, denetleme hakkını bile kendi kendisine karar verip muhalefetin elinden alan siyaset şımarıkları maalesef toplumsal muhalefetin nimetlerinden faydalanmak yerine, yok etmeyi kendisine vazife olarak kabul etmiştir.
Hep ifade ettim;
Siyasetçi için koltuk emanettir. Önemli olan kubbede hoş seda bırakmak, toplum menfaatine yaptığı eserlerle yaşamaktır.
Siyasi hırsına kurban giden binlerce siyasetçi ne ismen ne de cismen aramızdadır.
Oysa merhum Adnan Menderes’i, Turgut Özal’ı, Alparslan Türkeş’i, Necmettin Erbakan’ı, Bülent Ecevit’i kim unutmuştur?
Gebze’de Ahmet Penbegüllü bugün rahmetle anılıyorsa bunun nedeni yaptığı hizmetler değil midir?
Yarın sen öldüğünde arkandan kim hayır duası okuyacak? Bıraktığın hangi eserle anılacaksın?
Seni tetikçilerin mi kurtaracak?
Dünya hayatında herkes üzerine aldığı sorumluluğun gereğini yapar.
Daha doğrusu yapması gerekir.
Biz sorumluluklarımızı yerine getirmeye devam edeceğiz.
Sen oyuncaklarınla beraber günü kurtarmaya, gündem değişiklikleri ile Çayırova’nın sorunlarını unutturmaya devam et?
Ne demişler:
Sabrın sonu selamettir.


