.............
 
KOCAELI
23 Mayıs 2012



 
......
 
Hakan AVCI
BABALAR VE OĞULLARI
23 Ocak 2012, Pazartesi  17:12 Karakter Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 

Türk siyasetinde önemli isimler vardır.

Bu isimlerin unutulması mümkün değildir.

Mesela merhum Adnan Menderes, merhum Turgut Özal, merhum Alparslan Türkeş, merhum Necmettin Erbakan, merhum Bülent Ecevit son olarak henüz ölümü kaza mı kader mi olduğunu tespit edemediğimiz Muhsin Yazıcıoğlu.

Bu isimlerden bir bölümünün evlatları ölümlerinden sonra siyasete asılmış, bir isim de veliaht olarak gösterilmiştir.

Adnan Menderes’in oğlu Aydın Menderes. Geçtiğimiz günlerde vefat etmiştir. Babasının ardından siyasete girmiş ve onun misyonunu temsil etmek için büyük çaba harcamıştır.

Geçirdiği elim bir trafik kazası sonucu tekerlekli sandalyeye mahkûm olmasına rağmen siyaset yaşamını devam ettirmiştir.

Peki, babasının yerini doldurabilmiş midir?

Bu sorunun cevabına hepinizin HAYIR dediğini duyar gibi oluyorum. Bence de Aydın Menderes’in demokrasi şehidi olarak kabul edilen Adnan Menderes’in yerini doldurması mümkün olmamış, hatta o çizgiden uzaklaşmıştır. Her zaman Süleyman Demirel’in gölgesinde kalmıştır.

Merhum Turgut Özal’ın oğlu Ahmet Özal!

Üzerinde çok durmak istemiyorum. Tartışmasız Turgut Özal ile oğlu arasında büyük bir uçurum vardır. Ahmet Özal’ın, babasının misyonunu ve siyasi düşüncesini devam ettirmesi bugünün siyasi koşullarına göre hiç mümkün değildir.

Gelelim merhum Alparslan Türkeş’in evladı Tuğrul Türkeş’e!

Diyeceksiniz ki rahmetli Alparslan Türkeş nere, evladı Tuğrul Türkeş nere!

Bir diğer oğlu şu anda AK Parti’de milletvekili olarak görev yapıyor.

Yani Tuğrul Türkeş’in babasının misyonunu temsil etmesi mümkün mü?

Bu noktada da HAYIR dediğinizi üç aşağı beş yukarı tahmin ediyorum.

Merhum Muhsin Yazıcıoğlu ile ilgili tezim farklı olacak.

O’nun evladı henüz siyasete atılacak yaşta değildir.

Ama kendisi gerek Turgut Özal, gerekse Alparslan Türkeş’in veliahdı olarak gösterilmiş bir isimdir.

Merhum Özal’ın köşke çıktıktan sonra Yazıcıoğlu’na yaptığı teklif bilinmektedir.  Merhum Alparslan Türkeş Muhsin Yazıcıoğlu’na evladı olarak bakmış, Ülkücü camia yıllarca Muhsin Yazıcıoğlu’nu veliaht olarak kabul etmiştir. Ne yazık ki Yazıcıoğlu kader mi suikast mı olduğu henüz belli olmayan helikopter kazası ile (!) hayatını kaybetmiştir.

Malumunuz merhum Bülent Ecevit’in çocuğu olmamıştır.

Bütün bunları neden sıraladım?

Ben yukarıda sıraladığım isimleri, Aydın Menderes, Ahmet Özal, Tuğrul Türkeş ve Muhsin Yazıcıoğlu’nu yakından takip ettim. Onların toplantılarına katıldım.

Merhum Muhsin Yazıcıoğlu veliaht olarak gösterildiği için bu isimlerden muaf tutarak, sıraladığım lider çocuklarının babalarının yerini doldurmasının mümkün olmadığını ifade etmek istedim.

Geçtiğimiz gün Fatih Erbakan Çayırova’ya geldi.

Geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden Necmettin Erbakan’ın oğlu Fatih Erbakan’ı dinlerken babalar ve oğulları ikilemi aklıma takıldı. Hem Fatih Erbakan’ı dinledim, hem de kafamda değerlendirmeler yaptım.

Merhum Necmettin Erbakan tam 40 yıl boyunca Mili Görüş siyasetinden taviz vermeyerek direndi. Kurduğu partiler kapatıldı, cezalar verildi. O yürüyüşünü devam ettirdi.

Adı Milli olan siyasi tavrı ve tarzını hiç değiştirmedi.

İhanete uğradığı anlarda bile kendisinden kopup gidenlere “Onlar çocuk” diye esprili bir şekilde hitap ederek incitmedi.

Mütevazı davrandı, kimseye hakaret etmedi. Birilerinin üzerinden siyaset yapmadı.

Fatih Erbakan konuşmasına başladıktan hemen sonra salonu etkisi altına aldı. Hiç teklemedi. Lafı dolandırmadı, politik cambazlık yapmadı. Kimseye hakaret etmedi. Türk ve dünya siyasetini konuşması içerisinde sade ve yalın bir dille herkesin anlayacağı şekilde aktardı. Ben merhum Necmettin Erbakan’ı dinlerken de konuşmasını çok etkili bulurdum. Fatih Erbakan’da da bunu yakaladım.

Türk siyasi yaşamının 60’dan sonra başlayan babalar ve oğulları politikasına bakarak veliaht kuralını Fatih Erbakan’ın yıkacağı görüşü bende hâkim oldu.

Yani başarısız olan evlatların ardından Fatih Erbakan bu kuralı yıkabilir.

Merhum Necmettin Erbakan’ın bıraktığı koltuğu teslim alarak Milli Görüşü o dönemin birkaç adım ilerisine taşıyabilir.

Bu siyaseti yakından takip eden bir isim olarak benim öngörümdür.

Yanılma payım da elbette olacaktır.

Fatih Erbakan’ı dikkatle izleyin, çok yanılmadığımı anlayacaksınız.

Elbette ki Fatih Erbakan’ı kartelleşmiş TV ve gazeteler ne kadar haber olarak verirse o kadar takip etme fırsatınız ve şansınız olacaktır.

Siz yine de internet üzerinden Fatih Erbakan’ın konuşmaları ve toplantıları ile ilgili detaylar bulabilirsiniz.

Onlar da fikir sahibi olmanız için yeterli olacaktır.

.
 
Yazarlar
....
Video
1/10
Röportaj
Beyoğlu Özel Avusturya Sen Jorj Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Savaş ERİZ katarakt ve tedavisi ile ilgili önemli bilgiler verdi.
Yol Durumu
Üye Girişi
REKLAM   l  İLETİŞİM   l   KÜNYE   l   GİZLİLİK İLKELERİ   l   RSS