







Bakan Ergün, yerel basındaki
enflasyon konusunda çok haklı
SANAYİ ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün tarafından önceki gün düzenlenen basın toplantısına ben de katıldım. Haliyle yapılan davete icabet edilmeliydi.
Ve bu toplantıyı takip etmek amacıyla gazetedeki arkadaşlarımla birlikte Antikkapı Restoran´ın yolunu tuttuk...
Bakan Ergün, yaklaşık 30 dakikalık bir gecikme ile salona geldi. Bir süre geçtikten sonra Sayın Bakan, konuşmasına ve gündemindeki konuları bizlere aktarmaya başladı.
Birçok önemli noktaya değindi Nihat Ergün. Yeni Kuzey Otoban´ından, trafik keşmekeşine, yapılacak devlet hastanesinden, bilişim vadisine ve daha birçok konu hakkında bizleri bilgilendirdi.
En çok da Kandıra sahillerinin, hata Karadeniz sahil bütünlüğünün turizme ve yatırıma elverişli olmadığından söz etmesini konuya oldukça gerçekçi bir yaklaşım olarak nitelendiriyorum.
Nihat Bey, ayrıca şehir içi trafik sorununun dünyada yaşanan genel problemlerden birisi olduğunu da dile getirdi.
Ancak bana kalırsa Bakan Nihat Ergün´ün konuşması içinde en çok dikkat çeken nokta mesleğimizle ilgili olarak bizlere yapmış olduğu "enflasyon" hatırlatması oldu...
Evet, Sayın Bakan, "Kocaeli´nde ciddi bir basın enslasyonu var" diye bir kelam kullandı...
Bu söz de olaya çok gerçekçi bir yaklaşım oldu.
Ve bence de Bakan Ergün bu konuda çok haklı. Çünkü söz konusu olay, yani basın sektörü artık çok hafife alınmaya başladı. Özellikle de ilçelerde kurulan gazeteler ve gazeteci geçinenlerin -İşlerini ciddiye alarak yapanları tenzih ediyorum- gerçekten mesleğimizi ve gazetecileri kötü tanıtan izlenimler bıraktıkları önüne geçilmesi gereken bir durumdur.
Günlük süreli yayın yapması gerektiği halde 3 günde, 4 günde, hatta haftada bir gazete basan, haftalık olduğu halde ise ayda bir milletin eline geçen gazeteler bizim de kötü tanınmamıza sebep oluyor.
Bu durumdan özellikle Körfez ilçe çok muzdarip. Burada önüne gelen bir gazete çıkarmış durumda. Sabah erken kalkan gitmiş, yasal başvurularını yapmış ve gazetesini hayata geçirmiş.
Devamlılık var mı desen; yok...
Zamanında çıkan var mı desen; o da yok...
İçlerinde bir kaç isim, yani Mustafa Eranıl´ın genel yayın yönetmenliğindeki Bizim Gazete ve Cenk Bozalan´ın idareciliğindeki Körfez Gazetesi, gerçekten bu işi en aklı selim yapan birimler...
Haddini bilerek bu işi yapan Müslüm Köylü de bunlar arasında değerlendirilebilir...
Bu arkadaşlar en azından "Paramız olursa gazete çıkarırız" demiyorlar...
Günlükse günlük, haftalıksa haftalık, 15 günlükse, 15 günlük... Kısacası güçleri şimdilik neye yetiyorsa, ona göre yayın hayatlarını sürdürüyorlar...
Fakat bunlar dışında ilçede yayın yapan ve savcılıkta bir dünya haklarında şikayet olan, mahkeme kapılarından çıkamayan, bir de milletten habersiz ilan, reklam yayınlayan insanlar, gazeteci müsvetteleri var...
Bu iş ciddiyet ister beyler...
Haftalık olmasına rağmen ayda bir, günlük olmasına rağmen haftada, 15 günlük olmasına rağmen de parası olunca yayın yapan, buna rağmen millete sormadan ilan, reklam yayınlayan, sonra da haraç keser gibi insanlara, kurumlara fatura gönderen zihniyet yüzünden şayet basın sektöründeki diğer arkadaşlar olumsuz etkilenirse, bu yazıların ve serzenişlerin sayısı daha da artacaktır.
Bu işi ya adam gibi yapın, ya da bırakın. Kendinizi, bizi ve savcıları gereksiz yere meşgul etmeyin...
Bırakın gidin kısacası...