







O Çayırova’da iki kez seçim kazandı. Belediye Başkanlığı döneminde Çayırova’nın geleceği için önemli adımlar attı. Bölgede sosyal demokrat bir belediyeciliğin nasıl olması gerektiğini yerleştirdi. Belediye binasını yaptığı zaman, “bu büyük binaya ordu mu yerleştirilecek” diye eleştirildi. Çayırova’nın İmar Planını hazırlarken hem kendi partisinden hem de muhalefetten ağır eleştiriler aldı. Bugün Çayırova’nın bu planlamalar üzerinden inşa edilmesi onun haklılığını ortaya koydu. Çağdaş Kent ile Çayırova’da toplu konut hamlesi yaparken, Çayırova’nın arazilerini peşkeş çekiyor diye yerden yere vuruldu. Çayırova’nın çağdaş gelişen toplu konut alanı ortaya çıktığı zaman ne kadar gerekli olduğu da anlaşıldı. O proje kendisinden gelenler içinde örnek teşkil etti ve devam ettirildi.
En çok muhalefeti kendi partisi içinden gördü. Birlikte yol ve siyaset arkadaşlığı yaptıkları siyasette ahde vefa olmadığını gösterip sırtlarını döndü. Bir ara siyasetin alaca karanlık dehlizlerinde kırgın ve yılgın olarak kalmayı tercih etti. Sonra bu suskunluğunu kendisine yakıştıramayarak yeniden hareketlendi. Belediye başkanlığı için aday adayı oldu. Kaybedilen bir seçimin ardından ilçe başkanı olmak için görev istedi.
Timur Koç ile tanışıklığımız uzun senelere dayanır. Belediye başkanlığı dönemlerinde ve siyasi yaşamında belki de en çok eleştiri getiren isimlerden birisi ben oldum. İcraatlarına karşı çıktığım, siyasi duruşunu eleştirdiğim anlarda bile üslubunu hiç bozmadan kendisini anlatmaya çalıştı.
CHP’de yaklaşan ilçe seçimleri öncesinde Timur Koç ile bir araya geldik ve CHP’yi konuştuk. Çaylarımızı yudumlarken belki de ilk kez hiçbir siyasi beklentisi olmadan yüreğinden geçenleri aktardı.
Aktardıklarının içerisinde siyasi bir riya, vefasızlık, çalışma arkadaşlarına karşı tepki sözleri hiç duymadım. Hatta zaman zaman, “keşke bunu yapmasaydım” dediği özeleştiri getirdiği konulurda oldu. Konuştuklarımı yorumsuz ve katkısız olarak aktarıyorum. İstiyorum ki CHP tabanı bu sözlere iyi kulak versin. CHP Çayırova’da eski günlerine yeniden kavuşmak istiyorsa bu röportajdan kendisine pay veya paylar çıkartsın.
Başlayalım:
Geriye dönüp baktığınız zaman Çayırova’da belediyecilik adına iyi adımlar attım diye düşünüyor musunuz?
“Çağdaşkent Projesi benim en büyük hayallerimden birisiydi. Proje üzerinde 3,5 yıl çalıştık ve anlımızın akıyla tamamladık. Doğalgaz projesinin temellerini biz attık. Çayırova’nın planlarını biz bitirdik. Eğitim alanında okul yerleriniz biz ayırdık. Mevcut belediye binasının temellerini Yaşar Alkan attı, biz tamamladık. Sayısız park ve bahçe yaptık. Bugün Büyükşehir bu bölgeye rahat bir şekilde yatırım yapıyorsa bizim yaptığımız o planlamalar sayesindedir. Biz Çayırova’da günü kurtarmak için değil, Çayırova’nın geleceğine yatırım yapmak için gayret gösterdik.”
Kendisinizi yerel yönetim noktasında başarılı kabul ediyorsunuz yani:
“Çayırova ilçe olduysa bizim çalışmalarımız ve bizim hazırladığımız imar taslaklarıyla ilçe olmuştur. Çayırova’nın dört dörtlük planları CHP döneminde hazırlanmıştır. Partimizin takdiri ve halkımızın desteği ile iki dönem belediye başkanlığı yaptım. Görev süremiz içinde başta Çayırova’nın belediye olması, belediye hizmet binası, düğün salonu ve Kültür merkezi inşa ettik. 1280 konutluk Çağdaşkent konutları, her mahalleye muhtarlık binası, stadyum, Yuvacık barajının suyu, kanalizasyonun tamamen çözülmesi, şuyulandırma yapılarak okul ve sağlığa yer ayrılması, yüksek okulun getirilmesi, parklar ve menfezler olmak üzere önemli hizmetlere imza attığıma inanıyorum. Sosyal ve kültürel etkinlikler örnek gösterildi. Geriye doğru dönüp baktığım zaman köyden beldeye, beldeden ilçeye doğru yürüyen bir yerleşim biriminin harcı olduğuma inanıyorum. Bu konuda mutluyum. İki dönem Güzeltepe’yi yönettim. Bir kere olsun mahkeme kapılarından içeri girmedik. Hiçbir yolsuzluk dosyasında adımız geçmedi ve görevimizi en iyi şekilde tamamladık. Bu da hizmet üretmekte ne kadar titiz davrandığımızı göstermez mi?”
CHP sizi yeniden belediye başkan adayı göstermedi. İlçe başkanlığı yarışını kaybettiniz. Bunlar sizi değiştirdi mi? CHP’ye kırgın mısınız?
“CHP"nin bütün genel başkanları saygıdeğer ve kaliteli insanlardır. Atatürk"ten başlayarak, İnönü, Ecevit, Baykal ve Kılıçdaroğlu olmak üzere tüm genel başkanlarımızla iftihar ediyorum. Siyaset benim yaşam biçimim. Ama CHP o siyasi yaşamın anlamı. Bu partide olmaktan hep gurur duydum, duymaya da devam edeceğim. Siyasette değişim olabilir ama siyasi duruşta asla bir değişim söz konusu olamaz. Haksızlığa tahammül etmem. Kul hakkından korkarım. Çalışkanım. Tembelliğe tahammülüm yoktur. Azimliyim. Yılmam. Partidaşlarım, yoldaşlarım benimle ilgili olumlu veya olumsuz şeyler düşünebilir. Hata insan içindir. Hatasız kul olmaz. Bizim de mutlaka hatalarımız olmuştur. Bunları elimizin tersi ile itmemiz mümkün değildir. Ama ben insana çok güvenirim. Hizmetin temel hedefi insandır. İnsana yatırım yapmak siyaseti güzelleştirir. Biz görevlere talip olurken hizmet üretmeye talip olduğumuzu hep söyledik. Görev verildiği zaman bunu yerine getirdik. Aynı Partidaşlarım, yoldaşlarım bana görev verdiği göreve layık gördüğü zaman iyi, vermediği zaman kötü mü? Bu anlayış yanlıştır. CHP’ye, CHP’ye gönül vermiş kardeşlerime asla tepkili değilim. Elbette kırıldığım anlar da olmuştur. Ama bunu siyasi bir kine dönüştürmek yanlıştır. Siyasetin şanına, şöhretine, maaşına ihtiyacım yok. Halka vermek istediklerim var. Bu noktadan siyasete baktım, bakmaya da devam edeceğim.”
Çayırova siyasetine ismini yazdıran isimlerden birisiniz. Çayırova sizi seviyor mu?
“Zor koşullar içinde görev yaptık, daha planlamaları bile yoktu bölgenin. Belli bir konuma getirdiğimizde de seçim oldu ve kaybettik. Daha sonra ise tekrar kazanarak hizmetlerimize devam ettik. Bir sonraki seçimde ise tekrar kaybettik. Çayırova’nın taşında, toprağında emeğimiz var. Arkadaşlarımızla birlikte çok çalıştık. Çaba harcadık. Hizmet yaparken hiçbir ayrım yapmadık. Yolsuzluğa bulaşmadık. Vefasızlık yapmadık Her zaman alnımız açık başımız dik oldu. Bize güvenen kardeşlerimizin yüzünü yere düşürmedik. Ben gerçekten Çayırova’yı çok seviyorum. Biliyorum ki Çayırova halkı da beni seviyor.”
Çayırova siyasetini nasıl buluyorsunuz?
“Tıpkı Türkiye’de olduğu gibi Çayırova’da iyi yönetilmiyor. Çayırova’nın sıkıntıları her yıl biraz daha artıyor. Hem yerel yönetimden hem de genel yönetimden kaynaklı sorunlar çoğalıyor. Gidişat bana göre iyi değil. Çayırova ilçe oldu ama bu bizim projelerimiz sayesinde oldu. Oysa bizim hizmetlerimiz bir tarafa bırakılırsa, bugün bir tane proje gösterilemez. Hele Büyükşehir Belediyesi´nin görevi gereği yaptığı bazı yol çalışmaları da sayılmazsa ortada bir eser göremezsiniz. Kimseye iftira atmıyoruz. Gerçekler ortada. Çayırova halkına bu gerçekleri bıkmadan usanmadan atlatmak gerekir. Muhalefetin görevi halka sözcü olmak, sıkıntılarını gündemle taşımaktır. Çayırova’da iktidar boşluğu kadar muhalefetin de boşluğu vardır. Yani bu bir denge olayıdır. Siz başarılı bir muhalefet sergilemiyor, halkın sözcülüğünü iyi yapamıyorsanız iktidar koltuğunda oturan da rehavete kapılır. Halkı unutur.”
CHP’de ilçe ve il seçimleri yapılacak bu konuda ne düşünüyorsunuz? Açıkça aday olacak mısınız?
“ Yerelde ve genel de iktidarın CHP’ye “Altın tepside” sunulacak bir makam olmayacağı çok iyi bilinmelidir. İktidarın çok çalışılarak toplumun bütün katmanlarına umut verilerek kazanılacağı unutulmamalıdır.
Yani, AK Parti iktidarı döneminde giderek her geçen gün alım gücü düşerek yoksullaşan halkımız CHP’yi umut olarak görürlerse, şüphe yok ki iktidara taşıyacaklardır. CHP’nin il, ilçe yönetimleri başta olmak üzere örgütü topyekûn ayağa kaldıracak sorumluluk ve bilinci içinde çalışması gerekir. Bana göre, CHP önce örgüt olarak “kavgalı bir aile” görünümünden kendini arındırıp, birbirleriyle “barışık bir aile” olduğunun mesajını topluma vermelidir.
CHP’nin Güzeltepe’de tabanı ve potansiyeli vardır. CHP’nin bu taban ve potansiyelini niye kaybettiğinin üzerinde durmak istemiyorum.
Bunu CHP’ye inanmak ve güvenmek dışında hiçbir beklentisi olmayan partililer çok iyi bilirler.
Bildikleri için bu partililer ya köşelerine çekilip istemeyerek de olsa aktif siyasetten uzaklaşmışlardır. Bir kısım partililer ise başka partilerde kendi dünya görüşlerine ters de olsa aktif siyaset yapmak zorunda bırakılmışlardır. Bu gücümüzü CHP çatısı altında toplanmalarını mutlaka sağlamak gerekmektedir.
Peki, bu gerçekleşebilir mi? Gerçekleşmemesi için hiçbir neden yok.
Yeter ki, CHP yönetimleri ve CHP’liler, sözde değil özde böyle bir çalışmayı başlatsınlar.
Göreceksiniz CHP geçmişte olduğu gibi ayağa kalkıp yerelde iktidar olacak genelde iktidar olmaya katkı sunacaktır.
Aktif siyaset yapan CHP’liler unutmasın ki, örgüt olarak barışık bir çalışmayı gösteremezlerse Genel Başkan Sayın Kılıçdaroğlu’nun ülke genelinde var olan rüzgârı Çayırova’yı es geçer.
Önemli olan Kılıçdaroğlu’nun rüzgârına katkı sunup sunmamaktır. Katkı sunabiliyorsa CHP örgütü Çayırova’da başarılı olacaktır. Bence zaman geçirilmeden “CHP örgütünün” başarı anahtarı bu olmalıdır. Adaylık noktasına gelince benim çıkıp “ben aday olacağım demem” doğru bir hareket değildir. CHP Çayırova’da eski günlerine dönmek istiyorsa partinin bütün yapılanmaları bir araya gelerek çatı oluşturmak zorundadır. Herkes bir araya geldiği zaman lider de tespit edilir, yönetim kurulu da oluşturulur. CHP artık sokak ve mahalle dedikodularından uzak, siyasi hırs ve ihtirasları kenara iterek, partiyi siyasi hesaplaşmadan kindar ve despot yaklaşımların dışında tutmak zorundadır. CHP’liler birbirlerini sevmeli, birbirlerine güvenmelidir. CHP ailesi bütün kanatları ile yeniden güncel yaşamın içine girmelidir. Timur Koç’u bunun neresinde görmek istiyorlarsa orada olacaktır. Zaten Timur Koç bu ailenin bir ferdi olmaktan, onlarla birlikte yaşamaktan hiç ayrı düşmemiştir. Önemli olan “Ben CHP’liyim” diyen her bireyin, CHP’nin başarısına ne kadar katkı sunacağıdır. Bütün partili arkadaşlarımız özveri içerisinde çalışıyorlar. Hepimizin hedefi partimizi yerelde ve genelde iktidar yapmaktır. Hiçbir arkadaşımızı elimizin tersi ile itme lüksümüz yoktur olamaz da. İnsan kardeşlerini birbirinden ayrı tutabilir mi? CHP geçmişi tartışmak yerine yüzüne ileriye dönmelidir. Hepimiz öncelikle bu göreve talip olmalıyız. Görevimiz CHP’yi iktidar yapmak olmalıdır. Bu dönem öyle bir dönemdir.”
Ayırdığınız zaman için teşekkür ediyoruz.
“Ben de çok teşekkür ediyorum. Çayırova halkına buradan sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”
Hakan Avcı 2011- Kasım
|
|||||||||
![]() |
|||||||||